Kayısılı Çalı Fasulye
Bazı zeytinyağlılar vardır; tariften çok hatıradır.
Kayısılı çalı fasulye de onlardan biri. Asitane’de yediğim günden beri, taze fasulyeyi başka türlü pişirmek istemiyorum.
Malzemeler
1 kilo çalı fasulyesi
5–6 adet kuru kayısı (gün kurusu / günbakan)
1,5 çay bardağı sızma zeytinyağı
2 adet beyaz soğan
4–5 diş sarımsak
2 küp şeker
Tuz
Karabiber
Hazırlık
Çalı fasulyelerinin kılçıkları alınır, bütün halde yıkanır ve pişirmeye hazırlanır.
Soğanlar temizlenip dörde bölünür.
Kuru kayısılar üçe ya da dörde bölünür.
Yapılışı
Tencerenin tabanına fasulyeler sıra sıra yerleştirilir.
Aralarına doğranmış kuru kayısılar serpiştirilir.
Soğanlar ve sarımsaklar da fasulyelerin arasına yerleştirilir.
İsterseniz bir soğanı bütün halde fasulyelerin ortasına da koyabilirsiniz.
Üzerine 1 çay bardağı zeytinyağı gezdirilir.
Yağlı kâğıt tencerenin içine göre kesilip yemeğin üzerine kapatılır ve ortasına küçük bir delik açılır.
Kısık ateşte, fasulyeler tamamen yumuşayana kadar pişirilir.
Piştikten sonra tencere ters çevrilerek servis tabağına alınır.
Üzerine kalan zeytinyağı gezdirilir, tuz ve karabiber eklenir.
Ilıdıktan sonra servis edilir.
Küçük Not
Ara sıra domates ekleyerek de yapıyorum ama en çok bu sade haliyle seviyorum.
Tatlı–ekşi dengesi tam yerinde oluyor.
Afiyet olsun.
Kısa Bir Mutfak Hafızası
Kuru meyveyle pişirilen sebze yemekleri, Osmanlı saray mutfağında oldukça yaygındı.
Özellikle 18. ve 19. yüzyıl mutfak kayıtlarında, sebzelerin kuru kayısı, erik ya da üzümle birlikte pişirildiği tariflere sıkça rastlanır. Bu yöntem, yemeğe hem doğal bir tatlılık hem de derinlik kazandırırdı.
Asitane gibi tarihsel mutfakları yaşatan restoranlarda bu tür tariflerin hâlâ pişiriliyor olması, mutfağın sadece lezzet değil, bir hafıza taşıyıcısı olduğunu da hatırlatıyor.